Kızıl diliyle kara yüzümü yalayan rüzgârlar gönderen ruh, altın yapraklı yetmiş kayın ağacının bulunduğu ulu ormanda çıplak ayaklarıyla yürüyen ruh, on yedi ırmağın birleştiği yerden ruhuma akan ruh, on bin çadır direğinin kutlu ağacı, yüz bin kayın okunun demir temreni, üç ayaklı sacların kutlu ocağı, yeşil çayırlı bozkırların can suyu, akça saçlı anaların gönlündeki merhamet, kızılca sakallı kocaların aklındaki kuvvet, gözü karaca beylerin bileklerindeki yenilmezlik… Eğri bulutlar senin eteğin olsun. Çatal bulutlar senin ayakların olsun. Karaçalıdan yapılmış kamçın çoban yıldızına değin uzansın. Gökyüzünde gök bulutlar, ak yerde ak topraklar senin evin olsun. Dokuz çatallı dokuz kıl köprü üzerinde yürüyen ruh, kamlar evinin kapısı açılsın. Ben senin kurumuş ağzını saçılarla ıslatmaya geldim. Yabani at gibi bana gel ve bana yolumu göster. Bana yapacağımı öğret. Orağa benzeyen hilal değişsin. Eski yıl gitsin, yeni yıl gelsin.

O ki gözlerime güç verdi, bakışlarımı gündüz gibi aydınlattı ve bana aranılanı gösterdi. Geçmişin ve geleceğin sırrını bu taşa yazdım. Ona sahip olan dünyaya hükmeder. Onun için kavga etmeyin. Ele geçirmek için kaygılanmayın. Çünkü bu Gök Tengri’nin adaletine uygun olacak. Taş, elden ele dolaşacak ve insanlar kendi rızalarıyla taşı bir başkasına verecek ve taş en sonunda yeni başlayan çağın sahibine geri dönecek. Böylece birinci çağın sahibi Oğuz Kağan, ikinci çağın sahibi ben Kür Han ve üçüncü çağın ortaya çıkacak olan sahibi bir araya gelip üçler toplantısını yapacağız. Zaman çarkının yarıklarındaki pasları temizlemek ve döngüyü devam ettirmek için her şeyi unutmak zorundayız. Bittiğinde her şey gece görülen rüyalardan farksız olacak. Şimdilik zaman, ikinci çağın sonunu gösteriyor ve zamanın yarıkları yeni bir çağa gebe.


“Ey Türk titre ve özüne dön!”

">

Kızıl diliyle kara yüzümü yalayan rüzgârlar gönderen ruh, altın yapraklı yetmiş kayın ağacının bulunduğu ulu ormanda çıplak ayaklarıyla yürüyen ruh, on yedi ırmağın birleştiği yerden ruhuma akan ruh, on bin çadır direğinin kutlu ağacı, yüz bin kayın okunun demir temreni, üç ayaklı sacların kutlu ocağı, yeşil çayırlı bozkırların can suyu, akça saçlı anaların gönlündeki merhamet, kızılca sakallı kocaların aklındaki kuvvet, gözü karaca beylerin bileklerindeki yenilmezlik… Eğri bulutlar senin eteğin olsun. Çatal bulutlar senin ayakların olsun. Karaçalıdan yapılmış kamçın çoban yıldızına değin uzansın. Gökyüzünde gök bulutlar, ak yerde ak topraklar senin evin olsun. Dokuz çatallı dokuz kıl köprü üzerinde yürüyen ruh, kamlar evinin kapısı açılsın. Ben senin kurumuş ağzını saçılarla ıslatmaya geldim. Yabani at gibi bana gel ve bana yolumu göster. Bana yapacağımı öğret. Orağa benzeyen hilal değişsin. Eski yıl gitsin, yeni yıl gelsin.

O ki gözlerime güç verdi, bakışlarımı gündüz gibi aydınlattı ve bana aranılanı gösterdi. Geçmişin ve geleceğin sırrını bu taşa yazdım. Ona sahip olan dünyaya hükmeder. Onun için kavga etmeyin. Ele geçirmek için kaygılanmayın. Çünkü bu Gök Tengri’nin adaletine uygun olacak. Taş, elden ele dolaşacak ve insanlar kendi rızalarıyla taşı bir başkasına verecek ve taş en sonunda yeni başlayan çağın sahibine geri dönecek. Böylece birinci çağın sahibi Oğuz Kağan, ikinci çağın sahibi ben Kür Han ve üçüncü çağın ortaya çıkacak olan sahibi bir araya gelip üçler toplantısını yapacağız. Zaman çarkının yarıklarındaki pasları temizlemek ve döngüyü devam ettirmek için her şeyi unutmak zorundayız. Bittiğinde her şey gece görülen rüyalardan farksız olacak. Şimdilik zaman, ikinci çağın sonunu gösteriyor ve zamanın yarıkları yeni bir çağa gebe.


“Ey Türk titre ve özüne dön!”

">

Kızıl diliyle kara yüzümü yalayan rüzgârlar gönderen ruh, altın yapraklı yetmiş kayın ağacının bulunduğu ulu ormanda çıplak ayaklarıyla yürüyen ruh, on yedi ırmağın birleştiği yerden ruhuma akan ruh, on bin çadır direğinin kutlu ağacı, yüz bin kayın okunun demir temreni, üç ayaklı sacların kutlu ocağı, yeşil çayırlı bozkırların can suyu, akça saçlı anaların gönlündeki merhamet, kızılca sakallı kocaların aklındaki kuvvet, gözü karaca beylerin bileklerindeki yenilmezlik… Eğri bulutlar senin eteğin olsun. Çatal bulutlar senin ayakların olsun. Karaçalıdan yapılmış kamçın çoban yıldızına değin uzansın. Gökyüzünde gök bulutlar, ak yerde ak topraklar senin evin olsun. Dokuz çatallı dokuz kıl köprü üzerinde yürüyen ruh, kamlar evinin kapısı açılsın. Ben senin kurumuş ağzını saçılarla ıslatmaya geldim. Yabani at gibi bana gel ve bana yolumu göster. Bana yapacağımı öğret. Orağa benzeyen hilal değişsin. Eski yıl gitsin, yeni yıl gelsin.

O ki gözlerime güç verdi, bakışlarımı gündüz gibi aydınlattı ve bana aranılanı gösterdi. Geçmişin ve geleceğin sırrını bu taşa yazdım. Ona sahip olan dünyaya hükmeder. Onun için kavga etmeyin. Ele geçirmek için kaygılanmayın. Çünkü bu Gök Tengri’nin adaletine uygun olacak. Taş, elden ele dolaşacak ve insanlar kendi rızalarıyla taşı bir başkasına verecek ve taş en sonunda yeni başlayan çağın sahibine geri dönecek. Böylece birinci çağın sahibi Oğuz Kağan, ikinci çağın sahibi ben Kür Han ve üçüncü çağın ortaya çıkacak olan sahibi bir araya gelip üçler toplantısını yapacağız. Zaman çarkının yarıklarındaki pasları temizlemek ve döngüyü devam ettirmek için her şeyi unutmak zorundayız. Bittiğinde her şey gece görülen rüyalardan farksız olacak. Şimdilik zaman, ikinci çağın sonunu gösteriyor ve zamanın yarıkları yeni bir çağa gebe.


“Ey Türk titre ve özüne dön!”

">
vartabi

İkinci Adam Yayınları Şaman Mehmet Canbaz İkinci Adam Yayınları 9786255665096

315,00 TL
Beden :
Listeme Ekle
Tahmini Kargoya Teslim : 3 iş günü içerisinde
14 Gün Ücretsiz İade
<div id="rich-content-wrapper"> <p>Kızıl diliyle kara yüzümü yalayan rüzgârlar gönderen ruh, altın yapraklı yetmiş kayın ağacının bulunduğu ulu ormanda çıplak ayaklarıyla yürüyen ruh, on yedi ırmağın birleştiği yerden ruhuma akan ruh, on bin çadır direğinin kutlu ağacı, yüz bin kayın okunun demir temreni, üç ayaklı sacların kutlu ocağı, yeşil çayırlı bozkırların can suyu, akça saçlı anaların gönlündeki merhamet, kızılca sakallı kocaların aklındaki kuvvet, gözü karaca beylerin bileklerindeki yenilmezlik… Eğri bulutlar senin eteğin olsun. Çatal bulutlar senin ayakların olsun. Karaçalıdan yapılmış kamçın çoban yıldızına değin uzansın. Gökyüzünde gök bulutlar, ak yerde ak topraklar senin evin olsun. Dokuz çatallı dokuz kıl köprü üzerinde yürüyen ruh, kamlar evinin kapısı açılsın. Ben senin kurumuş ağzını saçılarla ıslatmaya geldim. Yabani at gibi bana gel ve bana yolumu göster. Bana yapacağımı öğret. Orağa benzeyen hilal değişsin. Eski yıl gitsin, yeni yıl gelsin.</p> <p>O ki gözlerime güç verdi, bakışlarımı gündüz gibi aydınlattı ve bana aranılanı gösterdi. Geçmişin ve geleceğin sırrını bu taşa yazdım. Ona sahip olan dünyaya hükmeder. Onun için kavga etmeyin. Ele geçirmek için kaygılanmayın. Çünkü bu Gök Tengri’nin adaletine uygun olacak. Taş, elden ele dolaşacak ve insanlar kendi rızalarıyla taşı bir başkasına verecek ve taş en sonunda yeni başlayan çağın sahibine geri dönecek. Böylece birinci çağın sahibi Oğuz Kağan, ikinci çağın sahibi ben Kür Han ve üçüncü çağın ortaya çıkacak olan sahibi bir araya gelip üçler toplantısını yapacağız. Zaman çarkının yarıklarındaki pasları temizlemek ve döngüyü devam ettirmek için her şeyi unutmak zorundayız. Bittiğinde her şey gece görülen rüyalardan farksız olacak. Şimdilik zaman, ikinci çağın sonunu gösteriyor ve zamanın yarıkları yeni bir çağa gebe.</p> <p><br>“Ey Türk titre ve özüne dön!”</p> </div>
Ürün Kodu : 15544-9786255665096
Kargo-Png
Satıcı İkinci Adam Yayınları
10
Soru&Cevap(24)
Ürün Açıklaması
  • 14 gün içinde ücretsiz iade.
  • Bu ürün İkinci Adam Yayınları mağazası tarafından gönderilecektir
  • Stüdyo çekimlerinde renkler ışık farklılığından dolayı değişiklik gösterebilir.
İlginizi Çekebilecek Ürünler
Ürün Yorumları & Değerlendirme (0)
Çok Güzel (0)
Güzel (0)
Fena Değil (0)
İdare Eder (0)
Kötü (0)
Ortalama Puan
0
Yorum

Bu ürüne henüz yorum yazılmadı. İlk yorumu yazmak ister misin?

Yorum Yaz